Neler yeni

Siz tarih profesörüsünüz ve bu paylaşımı yaptınız! Gerçekten yazık..

Bu yazıyı okumaya başlamadan önce bu hatırlatmayı hatta bu uyarıyı yapmak istiyorum.. ‘Sakın bu yazıya sert yorumlar yapmayın..’ Sakın ha.. Çünkü bu yazının merkezindeki isim Prof.Dr. Ebubebikr Sofuoğlu hakkında çıkan haberlere gerek yayın organı veya sosyal medyadaki yorumlarla ilgili olarak anlaştığı bir avukat ile ciddi tazminat davaları açıyor.. Bu nedenle gözünüzü seveyim. yorum falan yapmayın.. Yaparsanız da ‘eleştiri sınırları’ içerisinde kalarak yazın.. Önce Prof. Dr Ebubekir Sofuoğlu kimdir ondan bahsedeyim.. Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu Sakarya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nde görevli akademisyen.. Bir tarihçi.. İnternette Wikipedi Sofuoğlu’nu şöyle tanımlıyor.. Türk akademisyen, tarih profesörü, sosyoloji araştırmacısı, televizyon programcısı, yazar ve Sakarya Üniversitesi öğretim üyesi. Şimdi gelelim Profesör Sofuoğlu’nun bugün tartışmaya açacağım sözlerine.. İki gün önce 101nci yılını kutladığımız ‘ Adapazarı’nın Düşman İşgalinden kurtuluş yıldönümü’ nedeniyle paylaşım yapan Sofuoğlu ‘İşgal olmadı ki kurtuluşu kutlayayım’ diyerek şunları söylüyor.. ''Yunan, Sakaryanıın Batı kıyısında, o da 87 gün kalabildi. Buna işgal mi denir?Ayrıca 3 5 Yunan palikaryasının ezilmesi mi kutlanırmış? Barcelona, amatör bir kulübü yendiğinde kutlama yapar mı?Biraz Onur!Ecdadın kemiklerini sızlatmayın! Tarih Profesörü Sofuoğlu’na göre Adapazarı’nın kurtuluşunda durum böyle..' Ona göre kurtuluş falan yok..Hatta Kurtuluş yıldönümünü kutlayanları da 'onursuzlukta itham ediyor..Yazdıklarından yorumluyorum.. Sofuoğlu'na göre ; Bizler büyüklerimiz atalarımız 101 yıldır da boşu boşuna’ Yaşasın biz kurtulduk.’ Diyerek te her 21 Haziran tarihinde kutlama yapıyoruz.. Tekrar diyorum akademisyen değilim. Tarih bilgimde o kadar iyi değildir. Ancak bir akademisyenin kendisine de tarihçi denilen bir kişinin çıkıp bu sözleri sarfetmesine Sakarya Üniversitesi adına üzüldüm.. Dediğim gibi tarihçi değilim. Ancak Adapazarı’nın 87 gün Yunan esareti yaşadığı o günleri, Atatürk Araştırma ve Eğitim Merkezi’nin 1999 yılında yayınladığı Cilt 15, Sayı 45’de mahalle mahalle anlatılmış.. Yunan zulmü Aziziye Mahallesinden Yenicami’ye kadar sülale sülale tek tek anlatırken aşağıdaki kaynaklardan da alıntı yapılmış..Hatta medyabar.com'da Yunan zulmünü yazarken zulme uğrayan ecdatlarımızın bugünkü torunların rahatsız olmasın diye sülale isimlerine haberde yer vermedi..(Kurtuluşun 101nci yılında yunan zülmü haberini okumak için lütfen tıklayın) Hocanın 'Buna işgal mi dediği' o yılları anlatan kaynaklar.. Ali Fuat Cebesoy, Milli Mücadele Hatıraları, İstanbul 1953, s. 376; ay¬rıca bk., Tarihte ve Günümüzde Sakarya, Sakarya Valiliği Yayını, Tarihsiz, s. 47-48.Rahmi Apak, İstiklal Harbinde Garp Cephesi Nasıl Kuruldu, Ankara 1990, s. 113.Adnan Sofuoğlu, Kuva-yı Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu (1919-1921), Ankara 1994, s. 336-337. Rahmi Apak, Aynı eser, s. 157.İstiklal Harbi Gazetesi, Milliyet Gazetesi Yayını 1968, 24 Eylül 1919 tarihli nüshası.Rüknü Özkök, Düzce-Bolu is¬yanları, İstanbul 197Adnan Sofuoğlu, Aynı tez.Cumhuriyetin 75 nci Yılında Sakarya Vilayeti, Sakarya Valiliği Yayını, Sakarya 1998, s. 30. Cumhuriyetin 75 nci Yılında Sakarya Vilayeti, s. 31-33.ATAŞE Arşivi Türk İstiklal Harbi Fonu, Kls: 1072, Ds: 520, F: 59.Tüm bunlarda gördükten sonra şimdi soruyorum Sayın Sofuoğlu sizin bu yukarıda ‘Biraz Onur’ diye bahsettiğiniz Yunanlıların 87 günlük işgalini yok saymak, devletin televizyonu TRT’de ‘Hazreti Nuh, tufanda oğluyla cep telefonuyla görüştü’ diyen İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Yavuz Örnek’ten ne farkın kaldı? Gerçekten yazık.. Bir ilin manevi değerini itibarsızlaştırmak, yunan zulmüne uğrayan bu halkın ecdatlarına yapılmış bir hakarettir Sayın Sofuoğlu..Bu arada Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Savaşan’ın da bu rezalete sessiz kaldığı içinde eleştirdiğimi belirteyim..

Kaynak : https://medyabar.com/makale/1119415...unuz-ve-bu-paylasimi-yaptiniz-gercekten-yazik
 
Üst